Sürekli artan nüfus, ekonomik şartların uzun süreli kötü gidişinden dolayı artan işsizlik ve eğitim kalitesinin yetersizliğinden kaynaklı artan hırsızlık ve gasp olayları, Türkiye’nin gerçeklerinden biri haline gelmiştir. Her an kendini tetikte hissetme, can ve mal güvenliğinin pamuk ipliğine bağlı olması ve nereden nasıl bir tehlike ile karşı karşıya kalacağını düşünerek geçirilen günler can sıkıcı bir hal almaya başladı.

Ülkemizdeki suç istatistiklerinde en üst sırayı hırsızlık ve gasp almaktadır. 2008-2018 yılları arasında hırsızlık oranlarında yüzde 140’lık bir artış meydana geldi. Uygulamada olan mevcut cezai yaptırımların yetersizliği de bu artışta önemli bir unsurdur.  Hırsızlık yapan kişilerin, yakalandıktan 3 ay, 5 ay sonra ellerini kollarını sallayarak yeniden toplum içine karışmaları, belki de kendisini yakalatan ev veya iş yeri sahibine takıntılı bir hale gelmeyeceklerinin garantisi ne yazık ki yoktur.

Ülkemizde, yıllara göre bakacak olursak;

  • 2008’de 256 bin,
  • 2010’da 344 bin,
  • 2013’te 447 bin ve
  • 2018’de 650 bin hırsızlık vakası meydana geldi.

Türkiye’de bir saatte ortalama 11 ev ve 6 iş yeri hırsızlar tarafından hedef haline geliyor. Günlük yaşanan hırsızlık vakası sayısı 450 ila 500 arasında seyrediyor.

Hırsızlık Olayından Sonra Taşınılıyor

Ülkemizde, bir hırsızın sizi hedef haline getirmesi için belli başlı alışkanlıklarınız hakkında fikirler edinmesi gerekmektedir. Çalıştığınız yer, evde kaç kişinin yaşadığı, günlük rutin aktiviteleriniz ve en önemlisi de evinizde alarm sisteminin olup olmaması…

Bireylerin, hırsızlık vakalarından sonra bulundukları evde yaşamak istememeleri gayet normal bir davranıştır. Kötü ve hatırlanmak istenilmeyecek bir olay yaşandığı için, soygun yaşayan ev sakinlerinin yüzde 80’i en kısa sürede taşınmaktadır. Hem evden veya iş yerinden kaybolan maddi ve manevi zararın üzerine, taşınmak gibi gerçekten maliyet gerektiren bir eylemin yapılması, hırsızlık vakalarının toplum üzerindeki psikolojik etkilerini anlamamızda da önemli bir rol oynamaktadır.

Hırsızlık Yaşı Çok Düşük

Yaşanan işsizlik ve kötü eğitim koşulları baz alındığında, birçok gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkenin sorunu, çocukların ve gençlerin hırsızlık gibi suçlara karıştırılması ve gelişimlerinin önlenmesi olabilir. Ülkemizde yaşanan hırsızlık vakalarında; hırsızlık yapan bireylerin yüzde 80’i 20 yaşının altında bulunmakta. Bunların yüzde 91’ ise 18 yaş altından oluşmakta.

Ülkemizde hırsızlık vakalarının durumu bu iken; bireyler de kendi güvenliklerini sağlamak için birçok yol denemektedir. Bazıları yetersiz bazıları da günü kurtaran yöntemler olsa da herkes “güvenlikli” bir hayat sürmeyi hak ediyor.

Bu yüzden siz siz olun, ev ve iş yeri alarm sisteminizi en kısa sürede kurun.

Güvende olmak sizin elinizde,

Türknet Güvenlik ile güvende olun…

Ücretsiz Keşif
close slider

ÜCRETSİZ KEŞİF TALEP FORMU